17 Ağustos 2009 Pazartesi

Dream Theater & A Nightmare To Remember [ çevirisi ile birlikte ]

Dream Theater & A Nightmare To Remember [ çevirisi ile birlikte ]


A nightmare to remember
Hatırlanacak bir kabus
I'd never be the same
Asla aynı olmazdım
What began as laughter
Kahkaha gibi başladı
So soon would turn to pain
Yakında acıya dönecekti
The sky was clear and frigid
Gökyüzü açık ve cansızdı
The air was thick and stil
Hava ağır ve hareketsiz
Now I'm not one to soon forget
Şimdi ben çabuk unutacak biri değilim
And I bet I never will
ve bahse girerim asla unutmayacağım

Picture for a moment
Anlık bir resim
The perfect irony
Müthiş ironi
A flawless new beginning
Kusursuz yeni bir başlangıç
Eclipsed by tragedy
Bir trajediyle kirletildi

The uninvited Stranger
Davetsiz Yabancı
Strated dancing on his own
Kendi başına dans eden
So we said goodbye to the glowing bride
Işıldayan geline vedamızı ettik
And we made our way back home
Ve eve geri dönüş yoluna çıktık

Life was so simple then
Yaşam öyle sadeydi
We were so innocent
Biz öyle masumduk
Father and mother
Baba ve anne
Holding each other
Birbirine sarılırdı

Without warning
Uyarı olmadan
Out of nowhere
Hiçbiryerin dışında
Like a bullet
Bir mermi gibi
From the night
Geceden
Crashing glass
Camı kıran
Rubber and steel
Soyan ve çalan
Scorching fire
Kavuran yangın
Glowing lights
Parlayan ışıklar
Screams of terror
Dehşetin sesleri
Pain and fear
Acı ve korku
Sounds of sirens
Siren sesleri
Smoke in my eyes
Gözlerimdeki duman
Sudden stillness
Aniden durgunluk
Wrapped in silence
Sessizlikle sarılı
No more screaming
Daha fazla çığlık yok
No more cries
Daha fazla gözyaşı yok

Stunned and bewildered
Kaskatı ve sersemleşmiş
Cold and afraid
Üşüyen ve korkmuş
Torn up and broken
Koparılmış ve kırık
Frightened and dazed
Korkutulmuş ve afallamış

Stunned and bewildered
Kaskatı ve sersemleşmiş
Cold and afraid
Üşüyen ve korkmuş
Torn up and broken
Koparılmış ve kırık
Frightened and dazed
Korkutulmuş ve afallamış

Lying on the table
Masada uzanıyor
In this unfamilliar place
Bu tanıdık olmayan yerde
I'm greeted by a stranger
Ben bir yabancı olarak karşılandım
A man without a face
Yüzü olmayan bir adam

He said "Son do you remember?
O dedi ki “Evlat hatırlıyor musun?
Do you even know your name?"
Adını bile hatırlamıyor musun?”
Then he shined a light into my eyes
Sonra gözüme bir ışık tuttu
and said "Take this for the pain"
ve dedi ki”bunu acı için yut”

Hopelessly drifting
Umutsuzca sürükleniyorum
Bathing in beautiful agony
Güzel bir ıstırapta yıkanıyorum
I am endlessly falling
Ben durmadan düşüyorum
Lost in this wonderful misery
Bu olağanüstü acıda kayboldum

In peaceful sedation I lay half awake
Huzurdolu bir sukunette yarı uyanık yatıyorum
And thought of the panic inside starts to fade
Ve içimdeki panik hissi yok olmaya başlıyor
Hopelessly drifting
Umutsuzca sürükleniyorum
Bathing in beautiful agony
Güzel bir ıstırapta yıkanıyorum

"Tell me does this hurt you?"
“Söyle bana bu canını yaktı mı?”
Said the faceless man
Dedi yüzsüz adam
"Can you move all of your fingers?
“Tüm parmaklarını oynatabiliyor musun?
Can you try your best to stand?"
“Ayağa kalkabilir misin?”

I asked about the others
Diğerlerini sordum
"Is everyone okay?"
“Herkes iyi mi?”
He told me not to worry
O bana üzülmememi söyledi
As he turns and looked away
Dödü ve başka yöne baktı

Hopelessly drifting
Umutsuzca sürükleniyorum
Bathing in beautiful agony
Güzel bir ıstırapta yıkanıyorum
I am endlessly falling
Ben durmadan düşüyorum
Lost in this wonderful misery
Bu olağanüstü acıda kayboldum

In peaceful sedation I lay half awake
Huzurdolu bir sukunette yarı uyanık yatıyorum
And thought of the panic inside starts to fade
Ve içimdeki panik hissi yok olmaya başlıyor
Hopelessly drifting
Umutsuzca sürükleniyorum
Bathing in beautiful agony
Güzel bir ıstırapta yıkanıyorum

Day after day
Gün geçtikçe
And night after night
Ve geceler geçtikçe
We burden the oppressed
Mazlumu yüklüyoruz
Did they ever see the red light?
Kırmızı ışığı hiç gördüler mi?

Over and over
Tekrar tekrar
Scene by scene
Sahne sahne
Like a recurring nightmare
Tekrarlayan kabus gibi
Haunting my dreams
Rüyalarımı taciz ediyor

How can you prepare
Nasıl hazırlanabilirsin
For what happens next?
Sırada olacak olana?
The search you'll never have to see
Asla görmek zorunda olmayacağın aramaya
His father's such a mess
Onun babası dağıtmıştı

It's a miracle he lived
Onun yaşaması bir mucizeydi
It's a blessing no one died
Kimsenin ölmemesi bir lütuf
By the grace of God above
Yukarıdaki Tanrı’dan
Everyone survived
Herkes hayatta kaldı

Life was so simple then
Hayat çok sadeydi
We were so innocent
Biz masumduk
It will stay with us forever
O daima bizimle kalacak
A nightmare to remember
Hatırlanacak bir kabus

Hiç yorum yok: