9 Aralık 2008 Salı

Muhammed DİŞLİ-şiirleri

Mavi

Her bakışımda tekrardan alabora olurum
Mavi gözlerine,
Ve bilirim ki hiçbir deniz,
Atlas okyanusu da dahil gözlerin kadar deniz değildir,
Edemez alabora
şu ürkek olduğu kadar pek yüreğimi
bir saniyeden daha kısa bir sürede

Çok severim kirazı,
Bir kötü anımı saymazsak en sevdiğim meyvedir de denebilir hatta,
Ki kiraz bile ham kalır dudaklarının yanında,
Yemede yanında yat,
Gerçi yanında yatıp da yememek,
Yani bilmiyorum

Ki bir de endamın,
Artı kutbudur
Devasa bir mıknatısın
Ki eksi gözlerim başka tarafa bakabilmek için
Fizik kurallarını yenmek zorunda kalır
Zoraki bir durumda
O kadar yani,

Ne diyorum ben yahu
Ne gözlerin mavi senin
Ne de endam var Allah için,
Ele avuca sığacak kadar bir şeysin,
Hani dudaklarında
Aşırı bir pembe sayılmaz,
Mübalağa ettiğim kadar,
Ama o halde neden hala seviyorum ki seni
Memeli bir hayvanın hormon takviyeli
Annelik güdüsünden daha fazla?
Bilmem,
Bekli sen olduğundandır sadece,
Ya da gözlerinin maviden daha mavi olmasıdır sebebi.

Muhammet Dişli



Juan Pablo

Neredesin Juan Pablo?
Acı kusan yatağın üzerinde sopsoğuk bir beden,
Üzerinde ağsı bir tabaka oluşturmuş,
Göğsünden bir sivrisinek misali kanını emen
Onlarca kablo,
Neden?
Neredesin Juan Pablo?

Neredesin Juan Pablo,
Yine böyle acı çiğnediğimiz bir gün,
Efkârlı dudaklarından kaçmıştı ya hani,
“-Beni daha on dokuzumda kanatsız bırakmıştı deden! ”
Juan Pablo,
Yaşım on dokuz daha!
Neden?
Neresin Juan Pablo.

Neredesin Juan Pablo,
On yüz bin ukde bıraktın arkanda,
Ürkek ceylan misali
Pençeni bıraktın,
Bir su gibi aktın
Hiçbir şey dinlemeden
Beş tane de yağlı boya tablo,
Neredesin Juan Pablo?

Neredesin Juan Pablo,
Ben,
Hani var ya,
Aslında sen,
Bir erkek evladının üç beş mutlu günü olur zaten,
Askere gider,
Evlenir,
Torun çizer dedesine,
Daha
“En büyük asker bizim asker demeden? ”
Neden?
Neredesin Juan Pablo,

Neredesin Juan Pablo,
Ben
hayatımı
Bir Pazar sabahı, eşim yanımda
Seninle beraber kahvaltı yaparken
Baba,
“Afacan yolda”
Demek üstüne kurmuşken
Neden
Neredesin Juan Pablo?

Neredesin Juan,
Pasta mı yapıyorsun diye mutfağa,
Yine uyukluyomusun yoksa diye de
Yatak odasına baktım.
Ne mutfaktaymışsın ne de yatak odasında.
Neredesin şu an?
Hani bir “cennetteyim”
Desen,
Ahh,
Bir cennetteyim desen
Ne gam?
Neredesin şu an,
Neredesin Juan?

Neredesin Juan,
Fotoğrafın önümde;
gülüşün ilişmiş üzerine,
Arkamda duan;
Çelikten bir set,
Telefonun cebimde,
Sesin bantta kayıtlı,
El yazın dolapta,
Hepsini topladım,
Birleştirdim pazılı,
Bir oğlum deyişin eksik,
Ama içten,
Gırtlaktan bir “oğlum deyişin lazım”
Bir eksik daha var lakin
Alnımda yazılı,
Neredesin şu an,
Neredesin Juan.

2008

Muhammet Dişli




Hatırla

Senden bana kalan ne?
Bikaç içli satırla,
Dolu gözlerdir yine
Lütfen beni hatırla

Muhammet Dişli


Gözyaşı merdiveni

Merdiven mermerine düşen gözyaşı.
Biliyorum bu yarışı kazanacaksın.
Bre kalp, bre kalp, bre çakıl taşı.
Durursan ne zıkkım kazanacaksın.
Merdiven mermerine düşen gözyaşı.

Muhammet Dişli


Gö-zle-rin

'Göz', '-ler' ve '-in' miş(!)
Kök ve eklerine ayrılışı gözlerinin.
Bilmiyorlar ki gözlerinin gramer falan dinlemediğini.
Gözlerin:
Gö-zle-rin şeklinde ayrılır,
Köklerine ve bileşik kelimedir.
'Gö' gökyüzü,
'Zle' zulüm,
'rin' ise aspirinden gelir.
Gökyüzü ki nefes ve ışık kaynağımdır.
Aspirin ki sabah akşam bağımlısı olduğum,
O olmadan yaşayamadığım,
Gece yarıları uyanıp susuz çiğnediğim,
Sabaha ağzımda o tatla uyandığım...
Zulümün manası bende kalsın.

Ha bir de söylemişken;
Geçen gün gazetede okudum,
Fazla aspirin kanı sulandırıyormuş.
Ne zaman dozunu kaçırsam gözlerinin
Nabzım fırlar, kalbim sıkışır.
Ondan olsa gerek...

Muhammet Dişli



Gidiyorum

Ufkumda bir bilmece,
Karanlık, ıssız gece,
Yazdığın birkaç hece,
Cebimde, gidiyorum.

Demek bu alın yazım
Yazanı çekmek lazım
Bir de meşeden sazım,
Sırtımda gidiyorum.

Bakar iken dikize,
Meylettim sapa ize,
Ahretten aldım vize,
Elimde gidiyorum

Arkamda insan seli
Ensemde gurbet eli,
Bombanın şarapneli
Kalbimde gidiyorum.

Muhammet Dişli


Geceler

An gelir devran döner, ilahi ışık söner.
Benim baki dostlarım, hoş geldiniz geceler.
Sessizliğiyle şenlik, karanlığıyla fener.
Öyle bir ses verir ki, çözülür bilmeceler.

Saat bir dairedir, tam ortadan böldüğüm.
Gündüz su değirmeni, gece deli pervane,
Karanlıkta doğduğum ve ışıkta öldüğüm,
Karanlık baki dostum, aydınlıktan bana ne?

Gecenin en ayazı, farksız iken çelikten,
Aydan güneşe nisbet, hafif beyaz bir ışık,
Yıldız konuğum olur, perdedeki delikten
Soğukla alay eder, otururuz sıkışık.

Feryat figan yut gece, sesten eser kalmasın..
Yalnız adil vijdanım, adi nefsim bağrışsın.
Ve teybime gündüz ol, ki uykuya dalmasın.
Sen hakim o da yargıç, tende dava çağrışsın.

Kalemime dol gece, kağıt kalmasın yoksul.
İlham bir bardak suysa, sen bucaksız kuyusun.
Aleme uyumakken, dikilmek bana usul,
Hasret, sancı bilmeyen dokunma da uyusun.

Uykum mu gelmiş ki ne? Kapanmış yine perde,
Gece halen sokakta, beyaz halı serilmiş.
Dans eder rüzgar, tipi ilahi şaheserde
Güneş açacak diye, kardan adam gerilmiş.

İçimde bir hasret hep, içimde dinmez sancı
Gece sen de olmasan, em bulunmaz yarama
Karanlık dağıtmaktan, ey yorulmayan hancı.
Sen yokken de içeyim, koy biraz matarama...

Birgün sela verilir, son kez çıkarım yola,
Beni yuvama taşır ve başlarlar eşmeye.
Ve kapımı kaparlar, ben çıyanla kol kola
Herkes gider gelirsin, başlarız dertleşmeye...

2008

Muhammet Dişli


Gamzen

Ney üflerler ya hani,
Neyzen olurlar,
Biraz göremesem gamzeni,
Gam üflerim havaya,
Gamzen olurum.
Gamzene gamzen denmesinin
Gerçek nedeni de budur zaten

Muhammet Dişli


Babam oluyorum

Eskiden dökülen her saç telim
Birer mızrak olur
Yüreğime saplanırdı.
Ve korkardım.
Çünkü babamınkiler de dökülmüştü.
Ve galiba onun gibi oluyordum.

Şimdi dökülen her saç telim
Gönül tarlama ektiğim birer
Tohum
-Ki filizlenmeye yüz tutmuş.-
Seviniyorum.
Çünkü babamınkiler de dökülmüştü.
Ve galiba gitgide onun gibi oluyorum.
Babam oluyorum.
Ne mutlu.

Muhammet Dişli



Aşk

Aşk bizim köylü Fato'yla Mister James'İn ortak bir lisanıdır.
Birisi soğuk kokteyllerde öğrenir, diğeri çeşme başında.
Ve fani aşka düşmüş aşık ki en hazin bir veda insanıdır.
Birininki soğuk yatakta biter, diğerinin mezar taşında.

Muhammet Dişli

MUhammed DİŞLİ'yi bu adresten güncel olarak takip edebilmek için tıklayın


Hiç yorum yok: