2 Ekim 2008 Perşembe

FarkLı renkler FArkLı sesLer..


Çok zaman geçmedi üzerinden...

Çocuklarıyla aynı sokakta oynadığımız, aynı okula gittiğimiz kapı komşumuzun adı Agop idi. Yoğurdumuzu dul Maria yenge getirirdi.

Babamın arkadaşları ile haftada bir kaçtığı ve mezelerini yere göğe koyamadığı meyhaneci Yorgo'nun çocukları baba mesleğini sürdürü-
yorlar, ama dükkânları Avrupa'da bir yerlerde.

Annemin terzisi ve "gün" arkadaşı Ester teyzenin diktiği kıyafetler henüz eskimedi.

Çok zaman geçmedi üzerinden...

Aşağı mahalledeki metruk Ermeni kilisesinin bahçesindeki eriklere dalardık çocuklarla. Müezzin Ethem kovalardı bizi, "Allah'ın evine talana girilir mi, imansızlar!!" diye arkamızdan bağırırdı.

Aynı toprağın üzerinde, aynı havayı soluduk. Duvarı olmayan bitişik bahçelerde, komşu mahallelerde yetiştik. Aynı meyveleri yedik, aynı şekilde yaptığımız salatayı koyduk soframıza. Kıtlıkta bulgurumuzu, mevsiminde aşuremizi, bollukta şenliğimizi paylaştık.

Şeker Bayramı gelince, onlar bizi ziyarete gelirdi, biz onların cenazesi için Havra'larına giderdik.

Çok zaman geçmedi üzerinden...

Farklı Renkler, Farklı Kültürler Türkiye'de yaşayan ve ricamızı kırmayarak bize destek olan farklı cemaatlerin temsilcisi kardeşlerimiz tarafından hazırlanıyor.

Hepimizin ortak amacı, farklı renkleri görerek, birbirimizin şarkılarını söyleyerek, dostluğumuzu büyüterek, insan olarak birlikte gelişmek.

Bu sayfalar, farklı renklerin ve farklı kültürlerin bir arada, birbirimizden öğrenerek ve el ele yaşamanın insan hayatının en büyük zengin-
liklerinden biri olduğuna inanan tüm dostlarımızın katkılarına açık.

alıntıdır..

Hiç yorum yok: