1 Eylül 2008 Pazartesi

ZİNDANDA İKİ HECE. ((.NECIP FAZIL KISAKÜREK))

Zindan iki hece Mehmedim lafta
Zindan iki hece Mehmedim lafta
Baba katiliyle babam bir safta
Birde geri adam boynunda yafta
Halimi düşünüp yanma Mehmedim
Kavuşmakmı Belki! daha ölmedim

Avlu bir uzun yol tuğla döşeli
Kırmızı tuğlalar altı köşeli
Bu yolda tutuktur hapse düşeli
Git ve gel yüz adım bin yıllık konak
Ne ayak dayanır buna ne tırnak

Bir alem ki gökler boru içinde
Akıl olmazların zoru içinde
Üst üste sorular soru içinde
Düşün mü konuş mu susmu?
Buradan insamı çıkar tabut mu?

Bir idamlık Ali vardı asıldı
Kaydını düştüler mühür basıldı
Geçti gitti birkaç günlük fasıldı
Ondan kalan boynu bükük ve sefil
Bahçeye diktiği birkaç karanfil

Müdür bey dert dinler
Bugün maruzat
Çatıkkaş hükümet dedikleri zat
Beni ALLAH tutmuş kim eder azat
Anlamaz yazısız pulsuz dilekçem
Anlamaz RUHUMA geçti bilekçem

Saat beş dedimi bir yırtıcı zil
Sayım var mltada hizaya dizil
Tek yekun içinde yazıl ve çizil
İnsanlar zindanda birer kemiyyet
Urbalarla kemik mintanlarla et

Somurtuş ki bıçak nara ki tokat
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat
Yalnız seccademin yününde şefkat
Beni kimseler okşamaz madem
Öp beni anlımdan sen öp seccadem

Çaycı getir ilaç kokulu çaydan
Dakika düşelim senelik paydan
Zindanda dakika farksızdır aydan
Karıştır çayını zaman erisin
Köpük köpük duman duman erisin

Dua dua eller karıncalanmış
Yıldızlar avuçlarda gök parçalanmış
Gözyaşı bir tarla hep yoncalanmış
Bir soluk bir tütsü bir uçan buğu
İplik ki incecik örer boşluğu

Ana rahmi zahir şu bizim koğuş
Karanlığında nur yeniden doğuş
Sesler duymaktayım davran ve boğuş
Sen bir devsin yükü ağırdır devin
Yükü ağırdır devin kalk ayağa dimdik doğrul ve sevin

Mehmedim sevinin başlar yüksekte
Ölsekte sevinin eve dönsekte
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte
Yarın elbet bizim elbet bizimdir
Gün doğmuş gün batmış ebed bizimdir


NECIP FAZIL KISAKÜREK

Hiç yorum yok: